Yaşam ve Gezi

Karia’dan Geyre’ye kentin tarihi

Aphrodisias, Aydın’ın Karacasu ilçesi sınırları içinde, Büyük Menderes Nehri’nin bir kolu olan Dandalaz Çayı’nın açtığı vadide yer alıyor. Büyük Menderes Nehri ile Dalaman Çayı arasında kalan bölge, geçmişte Karia, halkı da Karialılar olarak biliniyordu.

Karia’dan Geyre’ye kentin tarihi

Milliyet Arkeoloji | arkeoloji@milliyet.com.tr- Karia, M.Ö. 546 yılında Perslerin hâkimiyetine girdi. 200 yıl süren Pers hâkimiyeti, Makedonyalı Büyük İskender tarafından sona erdirildi. Bölge önce İskender, sonra da onun generalleri tarafından yönetildi. Aphrodisias kenti, Seleukosların egemenliği sırasında kuruldu. Tarih boyunca Asur Kralı Ninos’tan kaynaklanan Ninoepolis, Lelegler şehri anlamına gelen Lelegpolis, Karia bölgesinde olduğu için Karia adlarıyla anılan kent, Aphrodite Kutsal Alanı’na sahip olması sebebiyle, aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’in yeri ve yöresi anlamına gelen Aphrodisias adını almış.

Köle Zoilos

Kentin kaderi, bölgenin M.Ö. 133’te Roma hâkimiyetine girmesiyle değişmeye başlamış, altın çağını ise Pax Romana (Roma Barışı) döneminde (M.Ö. 27-M.S. 180) yaşamıştır. Çocukluğunda Roma’ya götürülen ve orada köle olarak hizmet veren Zoilos adında bir Aphrodisiaslı, hizmet ettiği Roma İmparatoru Octavianus tarafından özgürlüğüne kavuşturulmuş; İmparator’un yakın dostu ve bir Roma vatandaşı olarak M.Ö. 39’da memleketine dönen Zoilos, Octavianus’un desteği ile küçük bir yerleşim olan kentin gelişimini başlatmıştır. Zoilos ve onu izleyen zengin Aphrodisiaslılar kenti görkemli yapılarla donatmışlar. Hemen yakınlarındaki Babadağ eteklerinde bulunan mermer ocaklarını değerlendiren Aphrodisiaslılar, kentte bir heykeltıraşlık okulu kurmuş; bu okulda yetişen ünlü heykeltıraşların muhteşem eserlerini Roma’nın tüm eyaletlerine ihraç etmeyi başarmışlar. Roma eyaleti olan Karia’nın başkentliğine kadar yükselen, aslında o dönem için pek büyük sayılmayan kent, yaklaşık 10 bin kişinin yaşadığı orta büyüklükte bir yerleşim yeriydi. Buna rağmen usta heykeltıraşların gayreti ve varsıl Aphrodisiaslıların desteği ile metropole yaraşır anıtsal yapılarla donatılmıştır. Hristiyanlığın kabulü ve yayılması sonucu Aphrodite kültünün kalıntıları silinmeye başlar. Aphrodite Tapınağı kiliseye dönüştürülür ve kente “Stravpoli” (Haç Kenti) adı verilse de bu ad pek tutmaz. Zamanla bölgenin ismi olan Karia adıyla anılır. 1200’lerden itibaren bölgeye gelen Türkler, kentin kalıntıları üzerine yerleşir, kurdukları köye önce Karia’dan dönüştürülen Kayra, sonra da Geyre adını verir. 1961’de arkeolojik kazı çalışmalarının başlamasıyla birlikte köy, 2 km uzakta yeni bir alana taşınır. Kazılarda çalışan işçilerin çoğu Geyrelidir. Aphrodisiaslıların kurduğu kentin üzerine yerleşen Geyrelilerin torunları, Aphrodisiaslıları gün yüzüne çıkarmaya çalışıyorlar.

GEYRE VAKFI

Sennur Hamamcıoğlu | nnur.hamamcioglu@hamamcioglu.com/ Geyre Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi – 1961 yılında kazı başkanlığını üstlenen Prof. Kenan Erim, devlet desteğinin yanı sıra, kazılara ve Aphrodisias’a katkı sağlayacak bir vakfın gerekliliğine olan inançla, dostlarından yardım talep etmiş; kültür ve sanata gönül veren 27 kişinin birleşmesiyle kurulan Vakfa, antik kentin yanındaki Geyre köyünden yola çıkarak “Geyre Vakfı – Afrodisias Kazıları” adı verilmiştir. Antik Kent’te yürütülen kazı çalışmalarına maddi ve manevi destek vermek, Aphrodisias’ı Türkiye içinde ve dünyada tanıtmaya yönelik faaliyetler yürütmek amacıyla 1986 yılında kurulan Vakıf, şu çalışmaları yürütüyor:

-37 yıldır Aphrodisias’a hem manevi hem de maddi katkıda bulunmak.

-Ören Yeri’nde var olan Aphrodisias Müzesi’ne ek olarak Sevgi Gönül Salonu’nu yaptırıp orada teşhir edilen kabartmaların restorasyonunu sağlamak. (Sevgi Gönül Salonu’nda Sebasteion Kabartmaları hikâyeleri ile birlikte sergileniyor.)

-Eserlerin onarımı için gereken maddi desteği sağlayacak hamileri bulmak.

-Aphrodisias kazısı ve Kültür Bakanlığı arasındaki ilişkilerde yardımcı olmak.

-2017 yılında Unesco Dünya Kültür Miras Listesi’ne dahil olma aşamalarında sivil toplum örgütü desteğini ortaya koyarak, Kültür Bakanlığı ile birlikte çalışmak.

-Alan Koruma Planlarını hazırlamak.

-Öncelik çocuklarda ve yöre halkında olmak üzere Aphrodisias’ı tanıtmak, koruma ve sahiplenme duyguları kazandırmak amacıyla Arkeoloji Atölyesi faaliyetleri düzenlemek.

-Ören yerinde bulunan Prof. Kenan Erim Salonu’nu DÖSİM’den kiralamak. (Salonda Aphrodisias filmlerinin gösterilmesi, Geyre Vakfı tarafından yaptırılan kitap ve diğer basılı malzemelerin bağış karşılığı verilmesi, Arkeoloji Atölyesi’nin yürütülmesi gibi etkinlikler düzenleniyor.

Bu faaliyetlerin tamamı, Bakanlar Kurulu Kararı ile “Kamu Yararına Vakıf” statüsü alan, Geyre Vakfı Yönetim Kurulu, Geyre Vakfı Genel Kurulu ve Geyre Vakfı Sosyal Komite üyelerinin fahri çalışmalarıyla yürütülüyor.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL