Sağlık

Yaşantısal terapi gruplarında şimdi ve burada ilkesinin anlamı ve önemi

Yaşantısal terapi gruplarında şimdi ve burada ilkesinin anlamı ve önemi Konu hakkında detaylı ve güncel bilgiler için bu makaleyi okuyun

Yaşantısal terapi gruplarında şimdi ve burada ilkesinin anlamı ve önemi

İnsan zamanda var oluşu ve aynılığını sürdürebilmek için varlık ve sürekliliği koruma eğilimindedir. Kişiliğimiz hakkındaki en değerli ipuçlarından biri ise zaman dediğimiz olguyu tanımlama ve kullanma biçimimizden elde edilebilir. Daima boş vaktimizin olmamasından yakınırken, üretkenlikten yoksun pek çok zamanın geçtiğini göz ardı ederiz. Bu noktada zaman kavramı bir çok anlam ifade edebilir. Özellikle psikoterapi esnasında ve genellikle mesleğe yeni başlamış psikoterapistler, danışanını dinlerken onun gereksinimlerini gözden kaçırıp danışanı sürekli bir tanı çemberi içerisine sıkıştırmaktadırlar. Bu durum pek çok önemli ve hassas anların kaçırılmasını da beraberinde getirmektedir. Zira terapist, koyduğu tanıyı destekleyecek bulguların altını çizerken, çürütecek bilgilere dikkat etmeyebilir çünkü onun için o an tanı, danışanın anlattıklarının önüne geçebilir. Sonuç olarak danışanın ihtiyaçları ve gelişimi bu mesleki heves nedeniyle tehlikeye girebilir.. Bu noktada “şimdi ve burada” ilkesinin kullanımı ve önemi kendisini göstermektedir(Soyal, Bodur ve Hızlı, 2005).

Yalom (2002), şimdi ve buradalık kavramını; burada (görüşmenin yapıldığı bu ofiste, bu ilişkide danışan ve danışman arasındaki ilişki) ve şimdi (şu an içinde bulunulan an) olarak tanımlamıştır(akt. Voltan Acar ve Gülderer, 2006). Yaşantısal terapi yaklaşımlarında “şimdi ve burada” ilkesinin anlamı ve onlar için önemi farklılaşmaktadır.

Gestalt terapi yaklaşımının en önemli özelliği “şimdi ve burada” ilkesini vurgulamasıdır. Bu yaklaşıma göre birey eğer bir farkındalık halindeyse, şimdi ve burada düşündüklerini, hissetiklerini, yaptıklarını ve kendisinin etrafında yaşananları ayırt edebilir. Gestalt kaygı ve anı yaşamak arasında bir ilişki olduğunu vurgular, kaygı şimdi ve gelecek arasındaki boşluk olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla kişi şimdiyi yaşarken, kendi doğallığında sıradan aktivitelerde bulunurken kaygı da duymayacaktır. Bu ilişkiyi ortaya koyan Perls, insanların planlar yapıp bazı konularda ümitlenerek şimdi ve sonrası arasındaki boşlukları doldurma eğiliminde olduklarını ifade etmiştir. Kaygının azaltılması için yapılan en değerli vurgu şimdi ve burada olabilmektir(akt. Haskan Avcı, 2016).

Gestalt yaklaşımına göre bütün, parçalarının toplamından farklıdır. Zaman da geçmiş, şimdi ve gelecek olarak üç farklı zaman parçasından oluşur ve her parça kendi içinde bir takım yüklemeler tutar. Bu yüklemelerin bir araya gelmesiyle “şimdi ve burada” kavramı temellenir. Bu yaklaşıma göre nevrotik bir bireyin sorunu geçmiş değil, “şimdi ve burada” kavramıdır. Kişi geçmişte yaşadığı bazı şeylerin neden olduğu sorunlar yaşıyor gibi gözükse de, aslında yaşamakta olduğu zorlukların bugüne özgü davranış şekilleriyle ilişkisi olduğu değerlendirilir. Birey yaşadığı sorunlarla nasıl aşacağını öğrenememiştir ve şu an ile başa çıkmakta güçlük çeker. Burada temel amaç, bireye sorunları çözebilme imkanı sağlamaktır ve bunun yolu da bireyin şu anda kontrolü altında olan sorunları ile meşgul olmasından geçmektedir. Gestalt yaklaşımı özellikle şimdiki duyumları duyumsayabilmek ve bunu geliştirebilmek için sıklıkla “şimdi ve burada” vurgusu yapmaktadır. Şimdiki zamandan söz ederken, şu anda belli bir şeyle ilgilenilen süre kastedilir(Soyal, Bodur ve Hızlı, 2005).

Bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı da “şimdi ve burada” ilkesiyle alakadardır. Ancak gestalt yaklaşımında olduğu gibi “şimdi ve burada” ilkesini terapinin merkezi olarak almamaktadır. BDT için merkez biliş ve davranıştır. Bu yaklaşım bireyin sürekli olarak etrafındaki uyaranlardan bilgi topladığını, topladığı bu bilgileri diğer insanlar ve dünya ile alakalı varsayımlar geliştirmek için kullandığını ve bu varsayımlara uygun olarak hissedip davrandıklarını öne sürer. Bu noktada oluşacak çarpık kuram ve varsayımların psikopatoloji geliştireceği varsayar. Gestalt yaklaşımında kişiyi “şimdi ve burada” noktasına getirmek için bazı teknikler kullanılır ve geleceğe yönelik ödevler verilmez. Oysa BDT hemen her oturumda gelecek ile alakalı ödevler verir. Çünkü BDT için “şimdi ve burada” ilkesi, bireyin sorunlarının temellerinden biri olarak görülen otomatik düşüncelerin fark edilmesi amacıyla kullanılan bir araçtır. Şimdi ve burada yaşanmakta olan problemin üzerinde durulurken merkezde düşünceler vardır, yaşananın yaşanmasına neden olacak bugüne ait düşüncenin üzerinde durulur ve düşüncenin düzeltilmesine odaklanılır. BDT bünyeside otantik terapi kavramı yer almamaktadır. Terapi yapılandırılmıştır ve daima bir gündemi vardır(Dinç, 2014).

Şimdi ve burada olma kavramı, sevgi, kıskançlık, öfke gibi duygular oluşmaya başladığında, bu duyguların farkında olma ve uygun zamanda da ifade etme olarak da ele alınmaktadır. Bununla birlikte şimdi ve buradadan kaçmak da söz konusudur ve bu duyguların bilince erişimini engellemek, yadsımak veya onlardan kaçmak olarak değerlendirilmiştir. Bu kavram kullanılırken geçmiş tamamen hiç sayılmamalı, geçmişe ait bir durum, olay veya iş şimdiye ve buraya getirilmelidir(akt. Voltan Acar ve Gülderer, 2006). Bahsi geçen bu sürecin sağlıklı işlemesi ve ortaya konan direnç arasında yakın bir ilişki vardır. Klasik psikanalizde direnç, terapötik ittifakı tehlikeye atan ve danışanın bilinçaltı materyallerine erişimi engelleyen bir güç olarak ele alınırken; bu noktada direnç, danışanın acı veren duygularını veya kişisel sorunlarını kendi içinde detaylı derin araştırma yapması olarak karşımıza çıkabilir. Bu durumun farkında varılmazsa grup süreci olumsuz etkilenebilir. Gestalt yaklaşımına göre ise direnç, ilişki kurma aşamasında şimdiyi tam ve gerçek anlamıyla yaşamaktan uzaklaştırmak olarak ele alınmaktadır(Umucu ve Voltan Acar, 2011).

Varoluşçu yaklaşım incelenirken bu süreç içerisinde tanımlanmış bir kavram karşımıza çıkmaktadır. Otantik olma adı verilen bu kavrama göre birey, içine bulunduğu ve geçmekte olan her dakikanın farkına varır, anı anına yaşar, yaşanmakta olan o dakikanın nasıl yaşanacağı konusunda seçimler yapar ve bu seçimlerin sorumluluğunu da üstlenir(akt. Voltan Acar ve Gülderer, 2006). Varoluşçu yaklaşım, grup yaşantısına yeni katılmış bireyin, varoluşsal endişelerini veya sorunlarını gidermeye odaklandığı için otantik olamadığını ileri sürer ve bu danışma sürecinde birey yavaş yavaş kendisini anlayıp keşfetmeye başlayarak bu konuda farkındalık geliştirir. Yersiz kaygılarını ve savunmalarını bir köşeye bırakarak otantik olmaya başlar. Bu durum bireyin şikayetlerinin çözümümde hayati öneme sahiptir ve birey şimdi ve buradayı yaşamaya yönlendirilir. Bu süreçte bireye iradesini kullandırmak, diğer bireylerin hayat hikayelerinden çıkarımlar yaptırmak ve sorumluluklar aldırmak amaçlanır(Koçak ve Gökler, 2008).

Varoluşçu yaklaşımda birey kendi davranışlarının dışarıdan nasıl görüldüğünü öğrenme fırsatına erişir. Gruptaki üyelerin birbirlerinin davranışlarına karşı ortaya koydukları tepkilerin paylaşılması, bireye kendi davranışlarının başkalarında ne tür duygular oluşturduğu öğrenilebilir. Şimdi ve burada olan yaşantıların paylaşılması ile birey kendisiyle alakalı değişik yönlerini keşfederek bir değişim geçirmeye başlar. Üyeler, grup yaşantısı içinde sarf ettikleri davranışların kendisine yönelik kendi görüşlerini etkilediklerini fark ederler. Tüm bunların sonunda birey, benlik değerini tekrar düzenleyebilir, yaptığı davranışların başkalarında nasıl duygu ve düşünceler düşünceler oluşturduğunu anlar ve insanların kendisine gösterdiği tepkilerin kendi sorumluluğu olduğunu kavrar ve değişim için çaba harcar(Koçak ve Gökler, 2008). Bu değişimin kalbinde “şimdi ve burada” ilkesi çok önemli bir yer tutmaktadır.

Kaynakça

Dinç, M. (2014). Gestalt ve bilişsel davranışçı terapideki “şimdi ve burada” ilkesindeki benzerlik ve farklılıklar. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi. 3(2), 126-127.

Haskan Avcı, Ö. (2016). Anı yaşama ölçeğinin geliştirilmesi. Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi, 17(3), 177-192.

Koçak, R. ve Gökler, R. (2008). Varoluşsal yaklaşımda psikolojik danışma ve gruba uygulanışı. Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 2, 91-107.

Soysal, A. Ş., Bodur, Ş. ve Hızlı, F. G. (2005). Şimdi ve burada terapisi. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 6, 268-27.

Umucu, E. ve Voltan Acar, N. (2011). Grupla psikolojik danışma sürecinde direnç öğesi olan kültürel etmenlere psikolojik danışmanın müdahalesi. Ege Eğitim Dergisi, 1(12), 99-113.

Voltan Acar, N. ve Gülderer, G. (2006). İlişkinin şimdi ve buradalığı, şimdi ve burada olmak ve grupta süreç. Dokun Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Dergisi, 19, 1-4.

Kaynak: https://www.doktorsitesi.com’ a Teşekkür Ederiz

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL