Spor

Yüksekova’da kayaklı koşuyla tanışan gençler başarıya koşuyor

HAKKARİ’nin Yüksekova ilçesinde 12 yaşında kayaklı koşuyla tanıştıktan sonra imkansızlıklara rağmen zor şartlarda hazırlanarak yarışmalara katılan, Avrupa, Balkan ve uluslararası şampiyonalarda başaralar elde eden Fikret Ören (54), yaşadığı ilçede yaklaşık 20 yıldır milli takım antrenörü olarak sporcu yetiştiriyor. Yüksekovalı genç sporcular, bu yıl Türkiye Kayak Federasyonu tarafından, 17-19 Mart tarihleri arasında Bolu’da düzenlenen Kayaklı Koşu Türkiye Şampiyonası’ndan 33 madalya ile döndü. İlçe, 8- 10 Mayıs tarihlerinde ise Tekerlekli Kayak Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yaptı. Yüksekovalı sporcular, 19 şehirden 263 sporcunun katıldığı bu şampiyonada, genç kızlarda 2 bin 500 metre, erkeklerde ise 5 bin metre serbest stil dalında birincilik ödülü aldı.

Yüksekova’da kayaklı koşuyla tanışan gençler başarıya koşuyor

HAKKARİ’nin Yüksekova ilçesinde 12 yaşında kayaklı koşuyla tanıştıktan sonra imkansızlıklara rağmen zor şartlarda hazırlanarak yarışmalara katılan, Avrupa, Balkan ve uluslararası şampiyonalarda başaralar elde eden Fikret Ören (54), yaşadığı ilçede yaklaşık 20 yıldır milli takım antrenörü olarak sporcu yetiştiriyor. Şu ana kadar yetiştirdiği 44 milli sporcu ile gurur duyduğunu ve yüzlerce madalya aldıklarını belirten Ören, “Ben kış aylarında köyümüzün yolunu açmaya gelen greyderin arkasından koşup, kayak yaparak hazırlandım. Şimdi de sporcularımı her türlü imkansızlık ve zorluk içerisinde yetiştirmeye çalışıyorum” dedi.

Batısında Cilo, kuzeyinde Mor, doğusunda İran sınır dağları, güneyinde ise Sipiriz sıradağları bulunan ve bir zamanlar adı terör olayları ile anılan yaklaşık 120 bin nüfuslu Yüksekova, artık sosyal hayat ve sporla adından söz ettirmeye başladı. Yüksekovalı genç sporcular, bu yıl Türkiye Kayak Federasyonu tarafından, 17-19 Mart tarihleri arasında Bolu’da düzenlenen Kayaklı Koşu Türkiye Şampiyonası’ndan 33 madalya ile döndü. İlçe, 8- 10 Mayıs tarihlerinde ise Tekerlekli Kayak Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yaptı. Yüksekovalı sporcular, 19 şehirden 263 sporcunun katıldığı bu şampiyonada, genç kızlarda 2 bin 500 metre, erkeklerde ise 5 bin metre serbest stil dalında birincilik ödülü aldı. Yakalanan bu başarıda, 40 yılı aşkın zamandır kayaklı koşu yapan ve sporcu yetiştiren Milli Takım Antrenörü Fikret Ören’in de katkısı büyük oldu.

Yolları kardan temizlemeye gelen greyderlerin arkasından koşarak kayak yapan Ören, dönemin Gençlik Spor İlçe Müdürlüğü yetkililerinin sağladığı imkanla 1982 yılında spora başladı. Azmi ve kararlığı sayesinde kısa zamanda başarılar elde eden Ören, 1988’de Kanada’da, 1992’de ise Fransa’da kış olimpiyatlarına katıldı. Ören, ardından da 4 olimpiyata daha katıldı. Avrupa, Balkan ve uluslararası şampiyonalarda birçok madalya aldı. Ören, 2003 yılından sonra da mili antrenör olarak sporcu yetiştirmeye başladı.

Ören, şu ana kadar 44 milli sporcu yetiştirdiğini ve bu sporcuların yüzlerce madalya kazandıklarını belirterek, “Yüksekova kış sporları için olimpiyat merkezi olabilecek konumda. Kar kalitesi çok iyi. İsviçre’deki Alplerden daha çok dağımız var. Bugüne kadar zor şartlar rağmen yüzlerce sporcu yetiştirdik. Avrupa, dünya ve uluslararası şampiyonlara hazırladık. Bunu sürdürmeye de kararlıyız” dedi.

Başarılarının devamı için Yüksekova’ya kayak merkezi yapılmasını isteyen Ören, “Bir tesisimiz olursa, uluslararasında madalya kazanma şansımız daha çok artacak. Yerimizin olmaması nedeniyle çalışmalarımızı boş arazilerde, köy yollarında sürdürülüyoruz. Zorlu şartlarda spora devam ediyoruz. Yüksekova ‘da çok sayıda antrenörümüz var. Ancak yerimiz yok. Şu an yetiştirdiğim öğrencilerimle beraber, kırsalda da sporcu yetiştiriyoruz. Bu da oldukça beni mutlu ediyor. Bu sene Türkiye şampiyonu olduk. 10 birincilik, 10 ikincilik,10 üçüncülük ve çok sayıda da 4’tüncülük aldık. İlkel şartlarda Yüksekova’ya 44 milli sporcu kazandırdık ve dünyanın en zor sporunu yapıyoruz. Yılın 11 ayı da sürekli çalışıyoruz. Yazın tekerlekli paten ve tekerlekli klasik çalışmamızı yapıyoruz. Kışa yönelik de kayaklı koşu çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 1982’de köy yollarında greyderin arkasından koşarak çalıştım. O şartlarda kendimi yetiştirdim. Başımda antrenör yoktu. Olimpiyatlara giderken, dünya şampiyonlarına giderken, oradaki sistemi ve çalışmaları gördüm. Şimdi kendi memleketimde çocuklarımızı yetiştirmeye çalışıyorum” diye konuştu.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL